KAMUOYUNA AÇIKLAMA  
  Kuran El Basıp Yemin Ederim  
  Demokratik düşünce ve kanaatlerimin engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle "hakkımda olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi", T.C. Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarım saklı kalmak üzere, peşinen reddederim. Demokrasi dışı hiç bir eylemde bulunmam ama demokratik haklarıma müdahale edilmesini de asla kabul etmem.

Aşağıda kamu yararına gördüğüm “kamuoyuna açıklama” (www.kamuoyunaaciklama.com) adı altında paylaşmış olduğum açıklamalardan dolayı hakkım da yasal süreç başlatacak olanları peşinen uyarımdır.
Mevzu bahsi geçen konular ile ilgili her türlü bilgi ve belge mevcut olup bu açıklamayı bile bile bilip de benim şahsıma karşı açılacak olan haksız davalarda ve hürlü ortamda göreceğim zararlardan dolayı davacıları ve iftiracıları peşinen uyarıp, maddi manevi haklarımın saklı kalması koşulu ile sonuçlarını peşinen kabul etmiş olurlar.

 Kamuoyuna Açıklama

“Kişiliğini makamdan alanlar, makamdan sonra kişiliksiz kalırlar” Devlet Makamının ardına sığınmak adamlık değildir. Adamlık, adam olabilmek dik durabilmektir.

“Kim bir kul hakkı yemişse, bir kulun hakkının yenmesine göz yummuş ise derhal o kardeşi ile helalleşsin, çünkü (kıyamet günü) dirhem de geçmez dinar da böyle olunca o (hak yiyen) kişinin sevapları alınır, o adama yüklenir eğer sevapları yoksa o hakkını yediği adamın günahları buna yüklenir”

Her kim ki bu günahları işleyenlere destek verir ise onlar da harama ortak olmuş olurlar.

İsraf ve lüks bataklığına saplanmışken dinden ve imandan bahsetmek, kaldı ki fıtratınızda var, zatıalinizin tarafsız olamayacağı kesin ama fıtrat keşke kul hakkı ile ilgili gerçekleri de barındırsaydı Sayın Recep Tayyip Erdoğan.

İsmim Mesut Yücel; beddua ederek kötümser düşünen, kin tutan, şeytanın kandırdıklarından değil, karşımızdakine sadece dua ederek ıslah dileyen Vekili Allah olan bir vatandaşım.

Bence Sayın Recep Tayyip Erdoğan benden çekindiği kadar Yüce Allah’dan korksaydı, vicdan sahibi olsaydı eminim ki kendisine istinat ettiğim ve sükutu ikrar edip kabul ettiği, suçlamalarım ile hakkımın yenmesine göz yummazdı ve kendisine yapmış olduğum;
17 Ağustos 2014 ve 08 Mayıs 2015 tarihli ihtar mektuplarıma ve çeşitli zamanlar da makamına yaptığım bildirimlerime de cevap vermeyerek kendisinin demiş olduğu gibi hiçbir mektup cevapsız kalmaz demesine rağmen benim mektuplarıma ve ihtarlarıma cevap vermeyerek de yalan söylemek zorunda kalmazdı.

Hukuk ne zaman ki üstünlerin hukuku değil de sadece ve sadece mülkün temeli, hukukun üstün olduğu bir zaman da kanuni haklarımı arayacağım ama ;
“Ben Kur'an ile büyüdüm, Kuran ile yaşıyorum” diyen Recep Tayyip Erdoğan’a yaptığım 08 Mayıs 2015 tarihli son çağrı ile yer ve mekan tespiti tercihini kendisine bırakıp,
Sayın Nabi Avcı, Suat Kılıç, Ömer Dinçer, Reha Denemeç'in de olduğu bir toplantıda benimle yüzleşerek Yüce Kuranımıza el basarak Allah Katında yemin etmesini talep ettim ama kabul edilmedi. Sizlerin oy verdiğiniz biraz vicdan sahibi olsaydı. “O” makamların, kendisini hiçbir zaman o büyük hesap gününde o hesaptan kurtaramayacağını bilir idi. O büyük hesap günü ebedi alemdir. Orada hesaplar şaşmaz. Orada rüşvet geçmez. Orada yolsuzluk yok. Orada terazi çok dürüst tartar.

Aşağıdaki yemini edip
“Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılâplarına ve lâik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine ant içerim.”

Kul hakkı  yenmesine göz yuman, yalancı (çünkü zatıaliniz bir beyanatınız da sizin döneminizde hiçbir mektup yanıtsız bırakılmadı dediniz, benim hiçbir mektubuma cevap vermeyerek yalan söylediniz) birinin Cumhurbaşkanlığı yapma hakkı yoktur.

İktidardan baş aşağı düşmemek kendi kişisel ikballeri için hırslarına yenik düşenler; Hidayetten, Ferasetten ve Dirayetten uzaklaşanlar dünya için Ahiretini satanlar, maneviyatçı gözüküp de nefsini terbiye edememiş densizler. Her kim ki kul hakkı yemiş, bu günahları işleyenlere destek vermiş iseniz, eğer ki kendi ikbal ve hırslarınızdan önce bu vatanı seviyor iseniz ve bir devlet adamına yakışanı yapıp sizleri istifaya davet ediyorum.

Sevgili Ak Parti gönüldaşları beraber yürüdüğünüz, 15 senedir iktidara taşıdığınız muhtar bile seçilemez denilen Lideri T.C. Başbakanı ve T.C. Cumhurbaşkanı yaptınız; sizler 23.681.926 kişi olarak bunlar; içinde benim de anam, babam, kardeşlerim, akrabalarım, arkadaşlarım en önemlisi benim güzel ülkemin vatandaşları var. Eminim ki çoğunuz inançları olan bir kutsal kitaba inanan bireylersiniz, şimdi ben Akpartiye oy veren 23.681.926 kişi içinde yeralan müslüman vatandaşlarıma bu açıklamayı yapıyorum. Sizleri var ise vicdanınız ve Yüce Allah'ımın bize emrettiği kul hakkı ile gelmeyin emrine istinaden Sayın Cumhurbaşkanımıza bu soruyu sorun burada yazanlar

 DOĞRU MU ?  ( https://basvuru.tccb.gov.tr/Forms/pgDefault.aspx )

Her kim ki bu günahları işleyenlere destek verir ise onlar da harama ortak olmuş olurlar.

Saygılarımla
Mesut Yücel
www.kamuoyunaaciklama.com
 
  Evet Cephesi
EVET CEPHESİ OYUNUNA GELMEYİN OYUNUZU HAYIRA VERİN.
Sayın Recep Tayyip Erdoğan şimdi siz bundan sonra yapacaklarınızı kişisel projem dediğiniz sistemleri bir kenara bırakın, 15 senedir iktidar da siz idiniz sorunları halletmek için ne yaptınız bugüne kadar, madem çözecektiniz neden yapmadınız.Sorunlara çözüm üretmek yerine onlarla işbirlikleri siz yapmadınız mı? Onlar ne istediler, siz onlara neler verdiniz açıklayın, kandırıldım demek tatminkar bir cevap değildir.