ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR: BİR HAYSİYET VE HAKİKAT MANİFESTOSU

ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR: BİR HAYSİYET VE HAKİKAT MANİFESTOSU ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR: BİR HAYSİYET VE HAKİKAT MANİFESTOSU ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR: BİR HAYSİYET VE HAKİKAT MANİFESTOSU

ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR: BİR HAYSİYET VE HAKİKAT MANİFESTOSU

ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR: BİR HAYSİYET VE HAKİKAT MANİFESTOSU ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR: BİR HAYSİYET VE HAKİKAT MANİFESTOSU ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR: BİR HAYSİYET VE HAKİKAT MANİFESTOSU

İslâm, zulümle pâyidâr olmaz; küfür, adl ile pâyidâr olur.

İslâm, zulümle pâyidâr olmaz; küfür, adl ile pâyidâr olur.İslâm, zulümle pâyidâr olmaz; küfür, adl ile pâyidâr olur.İslâm, zulümle pâyidâr olmaz; küfür, adl ile pâyidâr olur.

Bu sayfada okuyacağınız detaylar sadece bir telif hakkı davası değil, bir "İnsanlık Onuru" "Hukuk Devleti" hesaplaşmasıdır.

Ey Türkiye Cumhuriyeti'nin Şerefli Vatandaşları!

İster Müslüman olun, ister Hristiyan, ister Musevi... İster Ateist olun, ister Deist... Hepimizin birleştiği tek değer vardır: ADALET. Bu bir şikayet değil, bir yüzleşme çağrısıdır. CİMER üzerinden defalarca ilettiğim anayasal yüzleşme talebim, "mahkemeye başvurun" denilerek açıkça hiçe sayıldı ve hukuk katliamına dönüştürüldü. Oysa ki çözümü çok basit idi 3-5 kişi Kuranı Kerim üzerine el basarak yemin edecektik, ama onlar sükut-u ikrar haklarını kullandı. Bu, kişisel hakkımın gaspı değil, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin ruhunun Türkiye'de kamu otoritesi eliyle katledilişidir. Ama benim en uğraştığım ve uğraşacağım yara bu sayfada olacak kendine Başbakan, Cumhurbaşkanı sıfatlarını yakıştıran imam hatip mezunu olup Allah korkusu olması gereken hatta bir adım daha ileri hem Karadenizli hem de Kasımpaşalılığı ile övünen birinin benimle yüzleşememesi çok ilginçdir muhtemelen kanayan bir yara var ve yarası olan gocunur.

Benim davam, gücü elinde tutanların bir vatandaşın hakkını hiç etme cüretine karşı bir duruştur.

Ancak muhataplarım kendilerini "Dindar" olarak tanımladığı için, onları kendi kutsalları üzerinden yüzleşmeye çağırıyorum.

> BEN HAZIRIM! > İstediğiniz  zaman, bir TV kanalında, istediğiniz meydanda... Önümüze MUKADDES KİTABIMIZ KURAN-I KERİM'İ koyalım.> Ben, elimi Kuran'a basıp: > "Bu proje benim alın terimdir. Noter tasdikli fikrimdir. Benden habersiz alındı. Vallahi de billahi de hakkım yendi"diye yemin etmeye hazırım. > PEKİ SİZ?

> Siz de aynı Kuran'a el basıp: "Biz bu projeyi kimseden görmedik, tamamen kendi fikrimizdir" diye yemin edebilir misiniz?

> Yemin edemezsiniz. Müslüman, yalan yere yemin etmekten korkar. Zaten yıllardır kamuoyuna açık olan bu çağrıma olumlu bir cevap vermediniz. Buradan, özellikle mevcut iktidara destek veren veya verecek olan tüm vatandaşlara sesleniyorum:

Sizler, artık sadece bir siyasi tercihin değil, dünyanın gözü önünde işlenen bu hukuk cinayetinin sorgulanacak sessiz ortaklarısınız. Bugün benim susturuluşuma seyirci kalan vicdanınız, yarın kendi hakkınız gasp edildiğinde tüm dünyanın size nasıl seyirci kalacağını düşünmelidir. Bu sistemde kullanılan her bir oy, bu zulüm düzeninin küresel demokrasi ailesi nezdinde onaylanması anlamına gelmektedir. Eğer ki dindar ve ahlaklı bir insansanız “ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR” kul hakkı yenmesine göz yunmayın.

Dünyanın dört bir yanındaki özgür demokratlara, insan hakları savunucularına ve medyaya sesleniyorum:

Lütfen bu sesimi, bu çağrıyı duyurun. Türkiye'de iktidara verilen her desteğin, sadece içeride değil, sizin en temel evrensel değerlerinize karşı dışarıda verilmiş bir onay olduğunu ilan edin. Buradaki iktidar sahipleri, kendilerini "evrensel" olarak lanse etmeyi seviyor. Öyleyse, lütfen onları bu evrenselliğin gerçek sahipleri olan sizlerle yüzleştirin. 

Bu utancı, onların ve destekçilerinin omzuna silinmez bir yük olarak bırakın.

Türkiye'deki tüm demokratik güçlere sesleniyorum:

Artık diliniz yerel değil, evrensel olsun. Tüm dünyaya anlatın ki, bu ülkede iktidara verilen her destek, demokrasiye, insan haklarına ve adalete verilmiş küresel çapta bir reddiyedir. Bu utancı, bu ahlaki ve siyasi iflası, iktidar destekçilerinin yüzüne vurmak hepimizin ortak sorumluluğudur.

Sessizlik suça ortaklıktır. Sizler ise, bu suçun küresel tanıkları olarak, bu zulmü dünyaya duyurmakla yükümlüsünüz. 

Kısaca “SUSMA SUSTUKÇA SIRA SANA GELECEK” ve bilinmesi gerekir ki "Yarası Olan Gocunur"  

EY MİLLETİM!

Burası yeni açılmış bir site değildir. Ben bu haykırışı tam bu sayfada 11 yıldır sürdürüyorum.

Devletin gücünü elinde tutanlar, en ufak bir eleştiride yasal işlem başlatırken;

Ben  sadece bu web sayfasın da  11 yıldır "Hakkıma Girdiniz", "Projem Sahiplenildi" diye bağırıyorum. Tabii ki daha öncesi de Bimer kayıtların da ve red edilen savcılık taleplerim de mevcut.

SORUYORUM:

Ben haksız olsaydım, bu site 11 yıl açık kalabilir miydi?

NEDEN BANA TEK BİR DAVA AÇAMADILAR?

Çünkü bana dokundukları an, bu belgeler resmi mahkeme tutanaklarına girecek ve suçüstü yakalanacaklar.

11 yıllık sessizlik, suçluluğun kabulüdür.

 Sükutu ikrar eden, yüzleşemeyen sizsiniz, bekleyen benim!

Talebim nettir: 11 yıldır kaçınılan yüzleşmenin artık yapılması, Nabi Avcı ve Halime Uslu gibi muhatapların sürece dahil edilerek noter tasdikli haklılığımın dikkate alınmasıdır.

Bu başvuru, 11 yıllık sabrın son resmi bildirimidir.

Gereğini ve bilgilerinizi, vicdanlarınıza arz ederim.

Saygılarımla,
Mesut Yücel
T.C. Vatandaşı ve Evrensel Adalet Savunucusu

"BELGE"NİN KAFİYESİ, "NOTER"İN REDİFİ YOKTUR ŞİİRİ BIRAKIN

  

2004 YILINDA NOTER TESPİTİ 21 YIL VE 11 YILLIK DA KAMUOYUNA AÇIK  HAKİKAT ÇAĞRISI

SAYIN DEVLET YÖNETİCİLERİ;

Siz meydanlarda Necip Fazıl'dan mısralar okuyarak, "Değirmen" edebiyatı yaparak kitleleri etkileyebilirsiniz.

Ama devlet yönetimi şiirle değil, KAYITLA ve BELGEYLE yapılır.

Burası yeni açılmış bir site değildir.

Ben bu haykırışı tam 11 yıldır sürdürüyorum.

Devletin gücünü elinde tutanlar, en ufak bir eleştiride yasal işlem başlatırken;

Ben 11 yıldır "Hakkıma Girdiniz", "Projem Sahiplenildi", "Fikrim İzinsiz Kullanıldı" diye belgelerle burada duruyorum.

SORUYORUM:

Eğer ben haksız olsaydım, iftiracı olsaydım; bu site 11 yıl boyunca açık kalabilir miydi?

NEDEN 11 YILDIR BANA TEK BİR DAVA AÇAMADINIZ?

Çünkü bana dokunduğunuz an, bu belgeler resmi mahkeme tutanaklarına girecek ve "Suçüstü" yakalanacaksınız.

HANGİ "KUTLU NÖBET"?

Bugün çıkıp; "Milletin emanetini, kutlu bir nöbeti tutar gibi bekleyeceğiz" diyorsunuz.

BU NASIL BİR NÖBETTİR Kİ;

11 yıldır "İntihal Var" diye bağıran, "Projem Gasp Edildi" diye belge sunan bir vatandaşı görmediniz?

* Eğer görmediyseniz: Nöbet yerinde uyuyorsunuz. (GAFLET)

* Eğer görüp sustuysanız: Suça ortaksınız. (İHANET)

Siz "Değirmen" diyerek sıranızı savdığınızı sanıyorsunuz ama o değirmenin taşları arasında;

Benim projem, benim emeğim ve sizin adaletiniz ezildi.

Susmanız, gerçeği değiştirmez. Sükût ikrardan gelir. Sustunuz ve kabul ettiniz.

BİLİMDEN KAÇTINIZ, HUKUKTAN KAÇTINIZ

Ben size çözüm yolu sundum. Dedim ki:

"Bilirkişi atayın. TÜBİTAK veya TÜRKAK'tan uzmanlar gelsin. Projeleri kıyaslasın."

Siz ne yaptınız?

CİMER üzerinden dalga geçer gibi cevaplar verdiniz:

* "Başvurunuz anlaşılır bulunmamıştır."

* "İnceleme gerektiren başvurulara cevap verilmez."

Yani dediniz ki: "Senin hakkını aramak için zahmet edip arşivlere bakmayız."

İşte devletin çöktüğü yer burasıdır.

Bilimsel incelemeden kaçtınız, çünkü sonucun ne olacağını biliyordunuz.

EVRENSEL VİCDAN VE İNSAN HAKLARI

BU MESELE SADECE BİR ŞAHIS MESELESİ DEĞİL,

BİR "İNSANLIK ONURU" MESELESİDİR.

Ey Türkiye Cumhuriyeti'nin Şerefli Vatandaşları!

İster Müslüman olun, ister Hristiyan, İster Musevi... İster Ateist olun, ister Deist...

Hepimizin birleştiği tek değer vardır: ADALET.

Bu bir şikayet değil, bir yüzleşme çağrısıdır.

Bu, kişisel hakkımın gaspı değil, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin ruhunun Türkiye'de kamu otoritesi eliyle katledilişidir.

Dünyanın neresine giderseniz gidin;

Bir insanın alın terini izinsiz almak ve "ben yaptım" diyerek gerçeği gizlemek SUÇTUR VE AHLAKSIZLIKTIR.

Benim davam, gücü elinde tutanların bir vatandaşın hakkını hiç etme cüretine karşı bir duruştur.

KARINCA NİYETİ, SİNEK ZAFERİ

Siz gücünüze, makamlarınıza ve arkanızdaki kalabalıklara güvenip beni küçümsüyor olabilirsiniz.

Bana bakıp; "Tek bir kişi, koskoca devlete ne yapabilir ki?" diyor olabilirsiniz.

Ama tarih ve inancımız bize iki şeyi öğretir:

1. KARINCANIN DURUŞU:

Hani Nemrut, İbrahim Peygamberi yakmak için dev bir ateş yakmıştı.

Bir karınca, ağzında küçücük bir damla suyla ateşe koşuyordu.

Ona gülüp dediler ki: "Senin o bir damla suyun bu koca ateşi söndürmeye yetmez!"

Karınca cevap verdi: "Olsun! En azından safım belli olsun."

İşte ben o karıncayım. Elimdeki belgeler, o bir damla sudur.

Belki sizin zulüm ateşinizi tek başına söndürmeye yetmez sanıyorsunuz ama SAFIM BELLİDİR.

Ben hakkın tarafındayım, siz batılın.

2. SİNEĞİN ZAFERİ:

Ve yine unutmayın o Nemrut'u...

Dünyaya hükmeden, ilahlık taslayan, "Beni kimse yıkamaz" diyen o koca Nemrut'u bir ordu yenmedi.

Onu; burnundan giren küçücük, topal bir sinek helak etti.

DERS ALIN:

Siz kendinizi "Dev", beni "Sinek" sanabilirsiniz.

Ama unutmayın ki; Allah dilerse, bir karıncanın duruşu yangınları söndürür; bir sineğin vızıltısı saltanatları bitirir.

Benim mücadelem; o karıncanın niyeti kadar halis, o sineğin etkisi kadar gerçektir.

Küçümsemeyin. Tarih, devlerin "küçük" gördükleri hakikatler karşısında nasıl diz çöktüğünü yazan sayfalarla doludur.

RECEP BEY VE ŞÜREKASI CİMER'DEN YAZDIKLARIMI ANLAMAMIŞ.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, "KOLTUĞUNDAN GÜÇ DEVŞİREREK HİZMET ETMEKLE YÜKÜMLÜ OLDUĞU VATANDAŞA ZULMEDEN HİÇ KİMSEYE MÜSAMAHA GÖSTERMEYİZ. DEVLET DEMEK; DÜZEN, NİZAM, İNTİZAM DEMEKTİR. DEVLET DEMEK; VATANDAŞINA HİZMET EDEN MEKANİZMA DEMEKTİR" DEDİNİZ BU BAĞLAMDA SAYIN CUMHURBAŞKANI VE DEĞERLİ KAMUOYU,

*Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hukuk devleti ilkesi ve adalet anlayışına olan inancımı* bir kez daha ifade ederek başlamak istiyorum.

20 yıldır süregelen hukuksuzlukla mücadeleme destek olması için 3 Nisan 2014 yılında bu alan adını alarak bu tarihten itibaren sizleri de bilgilendirerek sürece destek olmanızı talep ediyorum.

 *NOTER TESPİTLİ BİR PROJEMİN DEVLET GÖREVLİLERİ TARAFINDAN HAKSIZ ŞEKİLDE ELE GEÇİRİLDİĞİNE VE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARIMIN İHLAL EDİLDİĞİNE* dair ciddi iddialarım bulunmaktadır.

Uzun yıllardır süren bu hukuksuzlukla mücadelemde, en az mağduriyetin kendisi kadar canımı sıkan bir durumla karşılaştım: Bazı kişi ve kurumların şaşırtıcı duyarsızlığı ve ilgisizliği.

Hakkımı ararken ve adaletin tecelli etmesini beklerken karşılaştığım bu kayıtsız tutumlar, yaşadığım zorlukları katbekat artırdı. Bir vatandaş olarak devletime olan inancımın sarsılmasına, yalnız ve çaresiz hissetmeme neden oldu. Bu ilgisizlik, sadece benim mağduriyetimi derinleştirmekle kalmadı, aynı zamanda devletin vatandaşına karşı sorumluluğu ilkesinin de sorgulanmasına yol açtı.

Sayın Cumhurbaşkanı, bu süreçte karşılaştığım duyarsızlığın ve ilgisizliğin sorumlularının farkına varılmasını ve bu tür davranışların bir daha yaşanmaması için gerekli adımların atılmasını önemle rica ediyorum. Unutulmamalıdır ki, makam ve mevkileri ne olursa olsun, kamu görevini icra eden herkesin vatandaşın sorunlarına karşı hassasiyet göstermesi ve çözüm odaklı yaklaşması gerekmektedir. Aksi takdirde, adalet mekanizmasına olan güven zedelenir ve toplumsal huzur zarar görür.

Ben, www.kamuoyunaaciklama.com aracılığıyla sesimi duyurmaya devam edeceğim ve bu hukuksuzluğun giderilmesi için mücadelemi sürdüreceğim. Aynı zamanda, bu süreçte karşılaştığım duyarsızlığın ve ilgisizliğin de takipçisi olacağım.

Sizin de bu bağlamda beni dinleyerek makamınıza yakışan hakkaniyeti göstereceğinize ve Cumhurbaşkanının, bireylerin haklarını korumak ve adalet arayışında olanlara destek olmak gibi bir misyonu olduğuna inanarak yoluma devam edeceğim.


ÖNCE BİR VİCDANINIZIN SESİNİ DİNLEYİN ÇAĞRIMA KULAK VERİN.

ÖNCELİKLE SAYIN NABİ AVCI VE HALİME USLU'YA BİR SORUN EĞER Kİ HELAL SÜT EMMİŞLERSE ALLAH KORKULARI VAR İSE KURAN ÜZERİNE EL BASARAK SİZE AŞAĞIDA Kİ SORULARIN CEVAPLARINI VERSİNLER; 

*Sorulacak Sorular:* 

1. "Bu projeden haberdar mıydınız?" 

2. "BİMER/CİMER'de bu projenin fikirleri kullanıldı mı?" 

3. "Üstlerinizi veya altlarınızı bilgilendirdiniz mi?" 

4. “Mesut Yücel ile telefon mail faks iletişim kuruldu mu?”

5. “Mesut Yücel tarafından posta veya kargo yolu ile gönderilen mektup, elden proje taslağı aldınız mı?”

6. “Sayın Halime Uslu’ya ilave olarak  “Halime Uslu vasıtasıyla bugünkü Bimer projesinin ana fikir taslağını sizinle (Nabi Avcı dönemin Başbakan Müşaviri Danışmanı) paylaştım ve Halime Hanım'dan aldığım geri bildirim de bana makamın projeme destek verdiğini ve biraz beklememin gerektiği söylendi. Bu döneme ait tüm telefon ve faks görüşmeleri günü gününe Halime Hanım Tarafından kayıt altına alındığı uzun yıllar sonra yaptığım bir görüşmede bana kendisi tarafından söylenmişti.” bu görüşme doğru mu.? Sorun ve eminim ki o kayıtlar hala mevcuttur. 

Sayın Halime Uslu bence bu daveti beklemeyin vicdan sahibi iseniz bilgi verin, gerçekleri anlatın.

VEBAL ALMAYIN FIKIH İLİMİNE, DİYANETE VE HUKUKÇULARINIZA SORUN

   Allah korkusu var ise Halime Uslu'dan alacağınız doğru cevap, belgeler ve Tübitak veya Türkak dan talep edeceğiniz ekspertiz raporlar ile hakkaniyetle karar vereceğinize eminim, - *eğer bu iddialar doğru değilse, resmi olarak yalanlayın; eğer doğruysa, devlet adamına yakışır hukuki ve ahlaki sorumluluklarınızı yerine getirin.*

Eğer ki yerine gelmez ise siz de vebal altında kalacaksınız beklediğiniz helalliği benden alamayacaksınız.

Sayın Cumhurbaşkanı bir açıklamanız da tüm mektupların cevaplandığı yönünde bir beyanınız var. Bu kamuoyuna açık çağrımıza cevap vermezseniz “sükûtu ikrar” olarak yorumlanabilir. Ben tüm “cesaret” ve “dik duruş”umla sizin bu haksızlığı gün yüzüne çıkarmanız için tam karşınızdayım eğer ki siz de devletin başı olarak sorumluluk duyuyorsanız ortada olan kul hakkı ve hukuksuzluk talebime yanıt verin.

“Hakikat, kul hakkı, hukuk ve adalet için doğrunun ortaya çıkması için cevabınızı bekliyorum.” yoksa yolumuz uzun mahkemeler davalar sizinle uzun bir hukukumuz olacak benim enerjim var, sizin de vardır ama bu enerjinizi başka işlerde kullanın, eğer ki bu süreç uzarsa sizi de mahkemeye davet edeceğim ve sizden eliniz de tuttuğunuz kutsal kitabımız üzerine yemin etmenizi isteyeceğim. 

TÜM HUKUKİ SÜREÇ KAMUOYUNA AÇIK SİZLERLE PAYLAŞILACAKTIR.

*İDDİALARIM VE HUKUKİ ACİL TALEPLERİM:*

CİMER ÜZERİNDEN 12 VE 13 MAYIS 2025 TARİHİN DE TALEPLER OLUŞTURULMUŞ MAKAMIN GERİ DÖNÜŞÜ BEKLENMEKTEDİR.

   - *"Devlet kul hakkı yemez, devletin başı da buna göz yummaz."* Eğer bu konuda adalet sağlanmazsa, tarih ve kamuoyu önünde hesap vermek zorunda kalacaksınız.  

  - *Karadenizli mertliğiniz ve Kasımpaşalı delikanlılığınızla, bu çağrıma kulak vereceğinize inanıyorum.*    

Adaletin sağlanması için devletin yükümlülüğünü hatırlatırım. Hukuk, güçlünün değil haklının silahıdır.

www.KamuoyuanaAciklama.com cevap beklemektedir.

mstxycl@gmail.com

CİMER BAŞVURUSU 12-05-2025 2501745907

 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 4. ve 7. maddeleri uyarınca, konuyla ilgili bilgi ve belgelerin tarafıma iletilmesini talep ediyorum: 28-05-2025 de bana aşağıda ki cevabı iletttiler;  

" talebiniz karşılanamamıştır. " Sayın Cimer şimdi soruyorum; "NEDEN, NİÇİN, NASIL?"

Skor:1-0

CİMER BAŞVURUSU 13-05-2025 2501762795

Ben demişim ki;"noter tespitli bir projemin devlet görevlileri tarafından haksız şekilde ele geçirildiğine ve fikri mülkiyet haklarımın ihlal edildiğine* dair ciddi iddialarım bulunmaktadır gelin yüzleşelim."  Yaptığınız başvurunuz incelenmiş fakat anlaşılır olmaması sebebiyle bir değerlendirme yapılamamıştır.Skor: 2-0

CİMER BAŞVURUSU 28-05-2025 2501745907

“Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler.” hükmü uyarınca talebiniz karşılanamamıştır. Skor 3-0

Sayın Recep Bey "Sükut İkrardan Gelir"

Sizi artık "Cumhurbaşkanım" olarak görmüyorum. Sen demedin mi mektuplar yanıtsız kalmaz, okuduğunu anlayamayan kişilerle devlet yönetilemez. 


EMİNİM Kİ VİCDAN SAHİBİ ADALETE VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNE İNANANLAR BANA DESTEK OLACAKTIR.

MİLLET İRADESİ

DAYANIŞMA İLE DİRENE DİRENE BİZ KAZANACAĞIZ  SEN KAYBEDECEKSİN. FAHRETTİN'İ GÖREVDEN ALDIN BİR TEŞEKKÜRÜ HAK ETTİN BUNA EMİNİZ Kİ BİZ DE VESİLE OLMUŞUZDUR,  ADAM KENDİ ALAN ADINI ALAMAYAN BİR İLETİŞİM BAŞKANI İDİ,TRT ELİNDE, ANADOLU AJANSI ELİNDE,BÜTÜN TELEVİZYONLAR, GAZETELER ELİNDE AMA ODA SİZİN GİBİ BENİMLE YÜZLEŞEMEDEN GİTTİ, UMARIM Kİ YENİ GELEN BAŞKAN HELAL SÜT EMMİŞTİR DE BİR BİMER'İ-CİMER'İ KURCALAR.

www.recepbey.com

"ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR." HZ. ÖMER


KÖPRÜDEN GEÇECEKSİNİZ, EĞER Kİ KUL HAKKI VAR İSE İŞİNİZ ZOR

SPONSOR DESTEK

TEŞEKKÜRLERİMLE
yarası olan gocunurMAHKEMEİ KÜBRATÜRKİYE MANİFESTOSUMUSTAFA KEMALİN ASKERLERİYİZTERÖRSÜZ TÜRKİYEVOICE OF TURKIYEALL TURKIYEADALET MÜLKÜN TEMELİDİREGEMENLIK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİRTÜRKİYE LAİKTİR LAİK KALACAKBENİM CİMER BAŞVURULARIMA CEVAP YAZAN ZAT BİLGİN OLSUN "KOLTUĞUNDAN GÜÇ DEVŞİREREK HİZMET ETMEKLE YÜKÜMLÜ OLDUĞU VATANDAŞA ZULMEDEN HİÇ KİMSEYE MÜSAMAHA GÖSTERMEYİZ"

AMACI SADECE KAMUOYUNU BİLGİLENDİRMEK

HUKUKİ MUHTIRA VE SORUMLULUK BEYANI (PUBLIC MANIFESTO & GLOBAL LEGAL MEMORANDUM

 İşbu web sitesine erişim sağlayan, içerikleri inceleyen ve Site Sahibi Mesut YÜCEL hakkında herhangi bir idari, adli, fiili işlem veya "algı operasyonu" planlayan tüm şahıs ve kurumlar; aşağıda yer alan Manevi, Hukuki ve Maddi sorumluluk şartlarını okumuş, anlamış ve hukuken "Tebellüğ Etmiş" (Teslim almış/Bildirim yapılmış) sayılır.

⚖️ 1. BÖLÜM: KİMLİK, İNANÇ VE ADALET MANİFESTOSU

(Biz Kimiz? Neye İnanıyor ve Neyle Savaşıyoruz?)

KİMLİK BEYANI VE DURUŞUMUZ:

Ben, Mesut YÜCEL. Türkiye Cumhuriyeti’nin sorumluluk sahibi, kamu yararının savunucusu ve "VoiceOfTurkiye.com" projesinin kurucusuyum.

Gücünü ne bir siyasi partiden ne de karanlık odaklardan almayan bu platform; suskunluğun ve korkunun hakim olduğu bir dönemde, haksızlığa, iftiraya, "kul hakkı" gaspına ve güç zehirlenmesine karşı tek başına kalsa dahi mücadele etmeyi seçen *"Kamu Vicdanının Sesi"*dir.

MANEVİ VE TARİHİ DAYANAKLARIMIZ:

Haksızlığa karşı verdiğimiz bu mücadelede, sırtımızı üç sarsılmaz değere yaslıyoruz:

* Cumhuriyet ve Atatürk: Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ilkesine ve "Bursa Nutku" ile bizlere verdiği; cumhuriyete ve adalete kastedenlere karşı bizzat el koyma görevine,

* İnanç ve Vicdan: Hz. Ömer'in "Adalet mülkün temelidir" yönündeki evrensel anlayışına ve İslam ahlakının kırmızı çizgisi olan "Kul Hakkı" ile Allah’ın adalet terazisine olan sarsılmaz bağlılığımıza,

* Anadolu İrfanı: Evrensel bir idealizmle Don Kişot misali yalanla savaşan; zalim Bolu Beylerine başkaldıran Köroğlu cesaretini ve "Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan" diyen Pir Sultan Abdal’ın dik duruşunu rehber ediniyoruz.

HALKIMIZA TAAHHÜDÜMÜZDÜR:

Burada yazılanlar, güç odaklarının duymanızı istemediği doğrulardır. Bizim susturulmamız, halkın haber alma hakkının gasp edilmesidir. Bize yapılan her saldırı, aslında size ve adalete yapılmış bir saldırıdır.

Yanımızda durmak, kendi geleceğinize ve çocuklarınızın adil bir ülkede yaşama hakkına sahip çıkmaktır.

📜 2. BÖLÜM: İFADE HÜRRİYETİ VE HUKUKİ KORUMA ZIRHI

(Anayasa, AİHM ve Evrensel Hukuk Güvencesi)

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN SINIRLARI:

Dile getirdiğimiz fikirler ve açıklamalar nedeniyle hakkımızda hukuka aykırı yasal işlem yapılması; ifade ve basın özgürlüğü ile bağdaşmaz, demokratik hukuk devleti değerleri bakımından kabul edilemez niteliktedir.

Kamuoyunu bilgilendirmekle görevli kamusal alanlarda eleştiri, özgürlük ve hak alanı geniştir.

* AİHM İçtihadı (Dalman v. Romanya Kararı): Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, ifade özgürlüğünün yalnızca olguların (haberlerin) ifade edilmesiyle sınırlı olmadığını; bu özgürlüğün en önemli unsurunun "kanaatlerin, yorumların ve değer yargılarının" dile getirilmesi olduğunu hükme bağlamıştır.

YASAL DAYANAKLAR:

Yazdığımız her yazı ve eleştiri, aşağıdaki maddelerin mutlak koruması altındadır:

* T.C. Anayasası: Madde 25 (Düşünce ve Kanaat Hürriyeti), Madde 26 (İfade Hürriyeti) ve Madde 19 (Kişi Hürriyeti ve Güvenliği).

* Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS): Madde 10 (İfade Özgürlüğü) ve Madde 5 (Özgürlük ve Güvenlik Hakkı).

* İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi: Madde 9 (Keyfi Tutuklama Yasağı) ve Madde 19.

HUKUKSUZLUĞA KARŞI İKAZ:

Hakkımda gerçekleştirilecek herhangi bir gözaltı veya tutuklama işlemi; 5271 sayılı CMK Madde 90 ve devamındaki hükümlere uygun olmalı, kanuni bir dayanak taşımalı ve "Orantılılık İlkesine" riayet etmelidir.

Somut delile dayanmayan, suçsuz olduğum halde tamamen keyfi nedenlerle ve "siyasi saiklerle" hürriyetimin kısıtlanması; antidemokratik bir girişim olup, tarafımca PEŞİNEN REDDEDİLMEKTEDİR.

🚫 3. BÖLÜM: SIFIR TOLERANS VE MADDİ YIKIM UYARISI

(Kötü Niyetliler İçin: Cüzdanınızı ve Geleceğinizi İpotek Altına Almayın)

GLOBAL TİCARİ STATÜ VE MİLYONLUK RİSK:

Bilinmelidir ki Mesut YÜCEL; sadece bir hak savunucusu değil, aynı zamanda uluslararası arenada stratejik ortaklıkları bulunan, yabancı yatırımcılarla projeler yürüten ve yüksek hacimli ticari taahhütleri olan Global Bir Yatırımcıdır.

Şahsıma yönelik hukuka aykırı her türlü gözaltı, tutuklama, ifadeye çağırma veya itibar suikastı girişimi; uluslararası hukukta "Kasıtlı Ticari Zarar Verme" (Intentional Infliction of Economic Harm) suçu olarak işlem görecektir.

GÖZALTI VE TUTUKLAMANIN BEDELİ (ASTRONOMİK TAZMİNAT):

Hürriyetimin kısıtlandığı süre boyunca; iptal olacak global sözleşmelerden, çekilen yabancı yatırımcılardan ve duran projelerden kaynaklanan MİLYON DOLARLIK TİCARİ ZARAR (Yoksun Kalınan Kâr); Devletin kasasından değil; Anayasa'nın 129/5 maddesi ve Borçlar Kanunu hükümleri gereğince, bu hukuksuzluğa imza atan savcı, hakim, kolluk görevlisi ve buna sebep olan iftiracı/muhbirlerin ŞAHSİ MALVARLIKLARINDAN RÜCU YOLUYLA tahsil edilecektir.

YIKICI SONUÇLAR VE HACİZ:

Bu hukuksuzluğa sebep olanlar;

* Tüm menkul ve gayrimenkullerine,

* Banka hesaplarına, mevcut maaşlarına ve gelecekteki emeklilik ikramiyelerine,

* Hatta çocuklarına bırakacakları mirasa kadar;

Yedi sülalelerinin ödeyemeyeceği bir BORÇ ve HACİZ YÜKÜ ile karşılaşacaklardır.

⚠️ SONUÇ VE MEYDAN OKUMA

Bu açıklama, hukuki süreçlerin başlatılmasından önce ilgili taraflara RESMİ BİR BİLDİRİM niteliği taşımakta ve şahsıma yönelik haksız uygulamaların derhal durdurulması için SON İHTARDIR.

Bu ihtarımı dikkate almayanlar, hukukun tüm gücüyle karşı karşıya kalacak; malvarlıkları, mülkleri ve maaşları haczedilerek tazminat taleplerim karşılanacaktır. Hürriyet ortamında göreceğim tüm zararlara karşı görevlileri, davacıları ve iftiracıları şahsen ve müteselsilen sorumlu tutacağımı; bu sonuçları peşinen kabul etmiş sayılacaklarını kesin bir dille beyan ederim.

Sonuç olarak; demokrasi dışı hiçbir eylemde bulunmadığımı, ancak demokratik haklarıma müdahale edilmesini ASLA KABUL ETMEYECEĞİMİ tekrar vurgularım.

Hem haklılığımızdan aldığımız manevi güçle, hem de uluslararası hukuki ve ticari gücümüzle buradayız.

Adalet arayan herkesi yanımıza, hukuksuzluk yapanları ise sonuçlarına katlanmaya davet ediyoruz.

HODRİ MEYDAN.

Mesut YÜCEL

VoiceOfTurkiye.com Yönetim Kurulu Başkanı & Hak Savunucusu

Eğer ki bu yazdıklarımızdan bazı muhataplarımız helal süt emmişlerse   "Yarası Olan Gocunur"  gocunmayanlarla zaten Mahkemei Kubra da hesaplaşacağız.

KAMUOYUNA AÇIKLAMA

"GERÇEGİN IŞIĞI, EN KARANLIK KÖŞELERİ BİLE AYDINLATIR. HUKUK, BU IŞIKTAN KAÇANLARIN SIĞINAĞI DEĞİL AYNASIDIR." "ADALET, KARANLIKTAN KORKANLARIN DEĞİL, GERÇEĞE CESARETLE YÜRÜYENLERİN YOLDAŞIDIR."

Telif Hakkı © 2025 KAMUOYUNA AÇIKLAMA - Tüm Hakları Saklıdır.

Destekli

Bu web sitesinde çerez kullanılır.

Web sitesi trafiğini analiz etmek ve web sitesi deneyiminizi optimize etmek amacıyla çerezler kullanıyoruz. Çerez kullanımımızı kabul ettiğinizde, verileriniz tüm diğer kullanıcı verileriyle birlikte derlenir.

Kabul Et